19 Mart 2010 Cuma

ENZİMLER


Vücudumuzun içinde her saniye birçok karmaşık olay meydana gelmektedir. Bunlar o kadar ayrıntılıdırlar ki, hemen her aşamalarında, bütün karmaşayı denetleyen, düzeni sağlayan, ve olayları hızlandıran “süper denetleyiciler”in müdahalesine ihtiyaç duyulur: Enzimler... Her canlı hücre, herbiri kendi özel işini yapan, örneğin besin maddelerini parçalayan, besinlerden enerji üreten, basit moleküllerden zincir yapımını sağlayan ve bunlar gibi sayısız işler yürüten binlerce enzim bulundurur.

1- Enzim etkileyiceği maddenin üzerine şekilde temsil edildiği gibi tam olarak oturur.
2- Enzim tepkimeye gireceği maddeye uygun şekilde üç boyutlu olarak kusursuz yaratılmıştır. Tıpkı anahtar ile anahtar deliğinin uyumu gibi.
3- Madde üzerinde yapılması gerekli işlemleri yapar ve her basamakta ATP enerjisi kullanır.
4- Etkilediği maddeyi yepyeni yapıya soktuktan sonra kendisi bu işlemden hiç etkilenmeden yeni bir tepkimeye tekrar hazır hale gelir. Şekiller enzim ile etkidiği madde arasındaki uyumun anlaşılabilmesi için verilmiştir.

Eğer bu enzimler olmasa, en basitinden en karmaşığına kadar hemen hiçbir fonksiyonunuz çalışmaz, ya da dururcasına yavaşlardı. Sonuç her iki halde de ölüm olurdu. Nefes alamaz, birşey yiyemez, sindiremez, göremez, konuşamaz kısaca yaşayamazdık.

Enzimlerin olayları hızlandırmasını günlük hayattan bir örneğe uyarlayabiliriz. Eğer “enzimsiz” kalma gibi bir durumla karşılaşılsa; normal şartlarda okunması birkaç saniye sürecek bir cümleyi okumak, yaklaşık on yıl sürerdi. İşte enzimler vücuttaki tepkimeleri en az bu örnekteki kadar hızlandırmaktadırlar. Enzimlerin, protein sentezinden, enerji üretimine kadar hücrenin bütün fonksiyonlarında hayati bir önemi vardır.

Bir enzim heksokinaz ve etkidiği madde arasındaki üç boyutlu kusursuz uyumu gösteren şekil. hekokinaz enzimi ATP molekülünü ADP'ye ve ADP'yi ATP'ye çevirir.

Enzim değişime uğratacağı molekül üzerine bir kalıp gibi kapanır.

Enzim parçaları birbirinden ayrılır ve molekül değişime uğramış bir şekilde ortama bırakılır.

Enzimle etkilediği madde arasındaki ilişki, anahtarla kilit arasındaki ilişkiye benzetilebilir. Enzim ve onun birleşeceği madde, üç boyutlu karmaşık bir geometride birbirlerine kenetlenirler.(şekil 5.3) Her ikisi de birbirlerine tam bir uyum gösterecek şekilde özel olarak yaratılmışlardır. (şekil 5.4) Dahası, bu uyum çok etkileyici bir hız içinde işler. Bu hız o kadar baş döndürücüdür ki, bir enzim bazen bir saniyede 300 maddeyle belirli bir sıraya uygun olarak teker teker birleşir, o maddeyi istenen forma sokar, sonra da ayrılır. (şekil 5.5)

Kısacası, hücre enzimler sayesinde yaşamaktadır. Ancak enzimler de hücrede üretilmektedir. Her hücre kendi ihtiyacı olan enzimi, gerekli gördüğü miktarda, kendisi üretir.

Yeşil kısımlar: Enzimi Kırmızı kısımlar: molekülü sembolize etmektedir. Enzim etkidiği iki farklı molekülü birbirine kenetler ve yeni bir molekül inşa eder. Reaksiyon sonunda enzim kendi yapısını tamamiyle koruyarak yeni molekülleri etkilemek üzere hazır hale gelir. Enzim ile molekül arasındaki ilişki sonderece kısa sürer.

Bütün bunlar, bir insanın aklında sorular uyandırmalıdır: Bir hücre nasıl olur da bir şeyi gerekli görebilir, ihtiyacını nasıl hesaplar? Birçok karmaşık işi yapan, bir robottan daha hızlı çalışan enzim denilen makineleri hücre kendisi mi tasarlamıştır? Bu planı yapan akıl nerededir?

Bilinçli bir insanın varacağı cevap da bellidir. Tüm bunlar, “hücre” adı verilen mikroskobik yapının ve onun içindeki daha küçük parçaların eseri olamazlar. Gerçek çok açıktır: Bütün bunlar Allah'ın “..herşeyi birbiriyle uyumlu olarak, çelişki ve uygunsuzluk olmaksızın yaratması...” (Mülk Suresi, 3) sonucunda gerçekleşmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder